OTEL İŞLETMELERİNDE VERİMLİLİK
Otelcilik endüstrisinde
bir
üretim ya da hizmet sisteminin ürettiği çıktılar ile bu çıktıları
yaratmakta kullandığı girdiler arasındaki ilişki olarak tanımlayabiliriz
verimliliği. Bu nedenle verimliliği çeşitli mal ve hizmetlerin üretiminde
kullanılan kaynakların etken bir şekilde kullanımıdır şeklinde de tanımlayabiliriz.
Yüksek
verimlilik aynı miktar kaynakla daha çok (mal yada hizmet) üretmektir. Yani
aynı miktar girdi ile daha çok çıktı elde etmektir...
Tabi
bu arada zaman faktörünü de göz ardı etmemek lazımdır. Bu bakımdan
neticelerle, bu neticelerin elde edilmesi için harcanan zaman arasındaki ilişki
olarak da tanımlayabiliriz verimliliği... Zaman... evrensel bir ölçü... ve
tamamen insan denetiminin dışında olan bir kavram olduğundan mükemmel bir
payda... İstenen neticeyi sağlamak için harcanan zaman azaldıkça, mal ve
hizmet üretim
sisteminin de verimliliğinin artacağı açıktır...
İşletme
sahipleri yada yöneticiler için verimlilik bir karşılaştırma aracıdır...
Üretilen mal ve hizmetleri tüketilen kaynaklarla karşılaştırma aracıdır.
Zaman
zaman verimlilik mal ve hizmet üretiminde kullanılan işgücü ve makine gibi
kaynakların çok daha yoğun kullanımıyla eş anlamlı olarak görülür...
Bu durum son derece yanlıştır... Bunlar şayet doğru biçimde ölçülebiliyor
ise performans yada verimi gösterir... verimliliği değil...
İşgücünün
verimliliği işgücünün yararlı sonuçlarını yansıtır... İşgücü yoğunluğu
ise işin hızlandırılmasına yönelik aşırı bir çabadır... Bu bakımdan
verimliliği işgücü yoğunluğundan da ayırmakta yarar vardır.
VERİMLİLİĞİ
ARTTIRMAK FAZLA ÇALIŞARAK DEĞİL, AKILCI BİR ŞEKİLDE ÇALIŞARAK SAĞLANIR...
İnsanın
fiziki kısıtlılığı sebebiyle daha çok çalışmak ancak çok sınırlı
ölçüde bir verimlilik artışı sağlar... Bu bakımdan işgücüne ek olarak
diğer tüm kaynakların da etkili ve verimli kullanılmasına dayanan bir
verimlilik anlayışının benimsenmesi ve otelcilik sektöründe verimlilik konusundaki bir takım
yanlış fikirlerin de bertaraf edilmesi mutlaka
gereklidir...
Bu
yanlış fikirler neler olabilir ?...
1-Otel İşletmelerinde
hala işgücü verimlilik istatistiklerinin geleceğe yönelik politikalar
belirlemede yoğun bir şekilde kullanılıyor olmasına karşın verimlilik,
sadece işgücü etkenliği yada işgücü verimliliği değildir...
2-Otel işletmelerinde
tek
faktör verimliliğinden hatalı sonuçlar çıkarma olasılığı son derece yüksektir.
Bu bakımdan çoklu faktörlerin verimliliğinin önemi çok daha fazladır.
3-Otel işletmelerinde
performansı
yalnız çıktı ile değerlendirmek de bir başka yanlış anlamadır. Çıktıdaki
artışlar verimlilik artışı olmadan, girdi fiyatlarındaki orantısız artışlardan
da kaynaklanabilir. Ayrıca çıktıdaki artışların önceki yıllarla karşılaştırılmasında,
fiyat artışları ve enflasyonun da dikkate alınmasında yarar vardır. Bu tür
yaklaşımlar daha çok sonuçları dikkate almayan ve sürece yönelik düşünme
biçiminin bir sonucudur ve genellikle (özel yada devlet) bürokratik
sistemlerinde bu tip tutumlar yaygındır...
4-Genellikle
karlılıkla verimlilik bir çok otel işletmesinde birbirine karıştırılır... Fakat
gerçekte ise şunu sıklıkla görebiliriz; Verimlilikte düşme olmasına karşın
satış fiyatların yükselmesi sebebiyle kar elde edilebilir. Diğer yandan
verimli üretilen mal yada hizmete mutlaka talep olmayacağından yüksek
verimliliği de yüksek kar şeklinde açıklayamayız...
5-Otel işletmelerinde
verimliliği “verim” ile karıştırma eğilimi de yüksektir.. Verim yüksek kalitedeki
mal ve hizmetleri mümkün olan en kısa sürede üretmektir. Oysa bu mal yada
hizmetlere gereksinim olup olmadığı konusunun da dikkate alınması lazımdır...
6-Otelcilikte
yine
aynı şekilde maliyetleri düşürmenin, verimliliği arttıracağı inancı yüksek
olmasına karşın, herhangi bir ayrım yapmadan maliyetleri düşürmeye kalkışmak
uzun dönemde çok daha kötü sonuçlara neden olabilir...
7-Bir
başka yanlış inanç da genel olarak verimliliğin sadece üretim işletmelerinde uygulanabileceği
görüşüdür... Fakat gerçekte ise verimlilik hizmetler ve bilgi dahil
herhangi bir organizasyon ya da sistem için de söz konusudur. Özellikle bilgi
teknolojisi verimlilik kavramları ve verimlilik ölçümlerinde yeni boyutlar
kazandırmaktadır. Çelik yakalı işçilerin mavi yakalı işçilerin yerini
almasıyla endüstriyel alanda sermaye ve hammadde gibi pahalı ve kıt
kaynakların verimliliği işgücü verimliliğinden daha çok ilgi uyandırmaktadır.
Otelcilik
sektöründe verimlilik
kavramı günümüzde artan bir şekilde KALİTE’ ye (Girdinin, Çıktının
ve sürecin kalitesine ) bağlanmaktadır... İnancımız odur ki yakın
gelecekte de bu şekilde devam
edecektir... Aynı şekilde bir başka öğe de işgücünün, yönetimin ve çalışma
koşullarının kalitesidir...Bu bakımdan verimliliğin sosyal ve ekonomik
kavramlarla birlikte ele alınmasında yarar vardır...
Personelin işe karşı tutumları ve başarıları, hedeflerin
planlanması, süreçlerin uygulamalarına katılımlarının sağlanması ve
verimlilikten doğan kazançların paylaşılmasıyla iyileştirilebilir... Bu
bakımdan verimliliğin sosyal yönü her geçen gün artış göstermektedir.
Artık otelcilik sektöründe görevli yöneticilerin verimlilik kavramını kullanırken sadece nicel değerlendirmelere
takılıp kalmamalarının önemi büyüktür...
Günümüzde
verimlilik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin ve hayat standardı artışı sağlamanın
tüm dünyadaki tek kaynağıdır diyebiliriz...
Verimlilik,
aynı zamanda bir işletmenin mal yada hizmetlerinin uluslar arası pazarlardaki
rekabet gücünü de belirler. Aynı mal yada hizmeti üreten işletmelere kıyasla
bir işletmenin örneğin işgücü verimliliğinde bir düşme olursa rekabet açısından
bir dengesizlik oluşur ve mal ve hizmet üretim maliyetlerindeki artışın
aynen fiyatlara yansıtılması durumunda müşteriler aynı kalitede daha ucuza
mal yada hizmet sağlayan işletmelere yöneleceğinden bu işletmenin satışlarında
düşme olacaktır. Yüksek maliyetlerin fiyatlara yansıtılmayıp işletmece
karşılanması durumunda da işletme karları düşecektir. Bu durum ise ya mal
ve hizmet üretiminin düşürülmesi ya da reel ücretlerin düşürülerek üretim
maliyetlerinin sabit tutulması demektir...
Ülkeler
olarak bakarsak konuya, rakipleriyle aynı verimlilik düzeylerine ulaşamayan
ülkeler paralarını devalüe ederek sorunlarını çözmeye çalışmaktadırlar.
Fakat bu durum ithal mallarında fiyat artışları sonucunu ve ülkedeki
enflasyonu yükselttiğinden dolayı söz konusu ülkelerde reel gelirin de düşmesine
neden olur...
İşte
bu nedenledir ki genel anlamda düşük verimlilik, enflasyona, ödemeler
dengesindeki açığa, düşük kalkınmaya ve işsizliğe yol açar.
Yine
genel anlamda fakirlik, işsizlik ve düşük verimlilik
kısır döngüsünden kurtulmanın sadece verimlilik artışıyla sağlanabileceği
de bir gerçektir. Artan ulusal verimlilik yalızca kaynakların akılcı kullanımına
değil, ulusun ekonomik ve sosyal yapısında da bir denge kurar...
VERİMLİLİK
ARTIŞI İŞLERİ DAHA İYİ YAPMAK DEĞİL, DOĞRU İŞLERİ DAHA İYİ
YAPMAKTIR...
Yöneticiler,
başında bulundukları işletmelerin verimliliğini etkileyen faktörleri öncelikle
sınıflandırarak hangi faktörleri denetleyebilip hangilerini
denetleyemediklerini analiz etmelidirler. Genellikle denetlenebilen faktörler işletme
içerisindendir, denetlenemeyenler ise
işletme dışarısından olan faktörlerdir... Bir işletme için
denetlenemeyen dış faktörler bir diğer işletme için bir iç faktör
olabilir fakat bir işletmedeki yöneticinin işletme verimliliğini etkileyen dış
faktörler ile denetleyemese bile yine de ilgilenmesi gerekir. Çünkü bunların
kavranılması, işletmenin işleyişini değiştirecek birtakım etkinliklerin
başlatılmasını sağlayarak, uzun dönemde verimliliği arttırabilir.
Denetlenebilen
işletme içi faktörleri şu şekilde sıralamak mümkündür; Ürün, makine
ve teçhizat, teknoloji, malzeme, enerji, insan, organizasyon ve sistemler, iş
metotları, yönetim biçimleri.
Denetlenemeyen
işletme dışı faktörler ise; hükümet politikaları ve kurumsal
mekanizmaları, siyasi, ekonomik ve sosyal koşullar, iş ortamı, finans
politikaları, enerji,su, taşıma, iletişim ve hammadde tedarik edebilme
olanaklarını kapsar.
Verimlilik
analizleri, verimlilik artışı sağlamada çok önemli olup tek başına tüm
ekonomik birimlerde karar almaya yardımcı olan etkili bir araçtır. Verimliliği
arttırmayı düşünen bir yönetici için verimlilik ölçümü öncelikleri
arasında başı çekmelidir. Verimlilik, karlar ve fiyatlar arasında bir denge
kurulabilmesi için VERİMLİLİK ÖLÇÜM SİSTEMİ, Yönetim Bilgi Sisteminin
ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır...
İşletmelerde verimliliğin ölçülmesi konusunda, işgücü verimliliğinin ölçülmesi, birim işgücü ihtiyacının planlanması ve analizi için ölçümler, işgücü kaynağı kullanımının yapısına yönelik işgücü verimliliğini ölçme sistemleri, katma değer verimliliği gibi yaklaşımlar vardır... fakat ölçüm yöntemi, yapılacak verimlilik analizinin amacına göre değişir. Genelde en çok kullanılan amaçlar şunlardır;
- İşletmeyi rakipleriyle karşılaştırma,/font>
- Personelin ve bölümlerin nispi performaansını belirleme,
- Belirli bir
zaman diliminde sermaye getirisi ve etkinliğini genişletme...
Japon
Dr. Kurasawa’ ya göre işletmede verimlilik ölçümü, geçmişin analizi ve
yeni etkinliklerin planlanmasına yardım eder, ayrıca işlevsel etkinliklerin
izlenebilmesi için Yönetim Bilgi Sisteminin kurulmasında da kullanılabilir.
Bu bakımdan verimlilik ölçüm sistemlerinin karar alma hiyerarşisine çok
uygun olarak kurulması büyük önem taşır...
İngiliz
Alan Lawlor’a göre ise verimlilik; işletmelerin
hedefleri, etkenlikleri, etkililikleri, karşılaştırılabilirlikleri ve gelişme
eğilimlerini ne ölçüde verimli ve etkili bir şekilde gerçekleştirdiklerinin
kapsamlı bir ölçüsüdür.
Amerikalı
Prof. Gold’un verimlilik ölçüsü ise yatırımın getiri oranıdır(kar/yatırım)
ve karlılığı, ürün fiyatları, birim maliyetler, tesislerin kullanım oranı,
tesis ve donanımın verimliliği, sermaye kaynaklarının sabit ve değişken
sermaye arasında dağılımı şeklindeki öğelerin performanslarına bağlar.
Filipinler
Kalkınma Akademisinin geliştirdiği bir diğer yaklaşım da “Çabuk
verimlilik değerlendirme yaklaşımı” dır. Bir birleştirilmiş denetim
yaklaşımıdır. Hem tanı konulmasını, hem de işletmenin tümünde bir
verimlilik arttırma programının izlenmesini içerir. İşletmenin karlılık
ve verimlilik performansının, güçlü ve zayıf yanları da dahil, sistematik
olarak değerlendirilmesidir.
Bu
yaklaşımın amacı, sorunlu alanları saptamak ve verimlilik artışı sağlanacak
öncelikli alanları belirlemek ve işletmenin tümü için verimlilik göstergeleri
oluşturmaktır.
Bu
yaklaşımın bileşenlerini ise işletme performansını değerlendirme,
niteliksel değerlendirme ve endüstri performansını değerlendirme oluşturmaktadır.
Otel işletmesinin
performansını değerlendirme, son üç yada dört yıla ait mali tablolardan
çıkarılan verimlilik ve karlılık oranlarındaki
eğilimleri inceler. Asıl amacı ise uygun bir verimlilik arttırma programı için,
sürekli izleme sağlayacak bir verimlilik rapor sistemi yerleştirilmesi ve tüm
işletmenin denetlenesi yoluyla sorunlu bölümlere tanı koyulmasıdır. Bu
uygulanırken iki temel karşılaştırmanın yapılması gerekir; birincisi
cari performans ile baz alınan geçmiş dönemdeki bir performansın karşılaştırılması,
ikincisi ise cari performans ile hedefin karşılaştırılması...
Birincisi
performansın artmakta mı yoksa azalmakta mı olduğunu bize gösterir,
ikincisi ise performans yada verimlilik hedefleri konulması ve fiili
performansla karşılaştırılmasını gerektirir.
Bir otel işletmesinin tüm performansını değerlendirmede, yalnızca karlılığı asas
olarak kullanmak, karlılık değişmelerine yol açan nedenlerin bulunmasını
güçleştirir. Değişme verimlilikten mi yoksa fiyat-maliyet hareketlerinden
mi kaynaklanıyor bunun araştırılması gerekir. Aşağıda bu ilişki gösterilmiştir.
Çıktı
değeri =
Satılan miktar
X Birim
fiyat
|
|
|
Karlılık
= Verimlilik
X Fiyat
Artış Oranı
|
|
|
Girdi
değeri = Kullanılan
Miktar X
Birim Maliyet
İlişkiye
zaman içinde bakıldığında, karlılık, girdi değerindeki değişmeye kıyasla
çıktı değerindeki değişme; verimlilik ise satılan ve kullanılan miktar
arasındaki değişme olarak tanımlanmaktadır. Üçüncü değişken ise birim
fiyat ile birim maliyet arasındaki ilişkidir. Hesaplananlar, karlılıkta değişme,
verimlilikte değişme, fiyat artış oranında değişme gibi performans
oranlarıdır. Bu performans oranlarının karlılık üzerindeki etkileri değerlendirilir...
Genel olarak karlılıkta, verimlilikte veya fiyat artış oranlarındaki bir düşme,
karları azaltır... Düşük verimlilik sinyalleri, daha fazla analiz yapılması
ve düzeltici önlemlerin alınmasını gerektirir... Ancak artan verimlilik kısa
dönemde mutlaka karlılığa yol açmaz. Verimlilik artışının karlılık üzerindeki
etkisi ancak uzun dönemde görülür.
Geçmiş
birkaç döneme ait tabloları derleyerek bir takım karlılık ve verimlilik
ilişkileri kurabiliriz..
Şayet
karlılık yüksek, verimlilik yüksek ise mali durum sağlam ve istikrarlıdır.
Bu durumda verimlilik düzeyini korumalı yada eğer mümkün ise daha da arttırmalıdır.
Eğer
karlılık yüksek, verimlilik düşük ise, yüksek karlılık uzun dönemde
devam etmeyebilir. Uzun dönemde düşük verimlilik karları da yok edecektir.
Bu durumda verimliliğin arttırılması yoluna gidilmelidir.
Karlılık
düşük, verimlilik yüksek ise işletme kısa bir süre sonra zararına çalışmaya
başlayabilir ve kapanmanın eşiğine gelebilir. Bu durumda karlılığı arttırmanın
yolları aranmalı, pazar stratejisi, Pazar araştırması, Pazar tutunması,
reklam ve fiyat politikaları güçlendirmelidir.
Karlılık
düşük ve buna mukabil verimlilik de düşük ise iş kapanma/iflasa
gidebilir. Bu durumda verimliliği artırmalı ve pazarda güçlenmeye çalışılmalıdır...
Otel işletmelerinin
verimliliğini nasıl değerlendirmeliyiz;
Öncelikle
geçmiş dönemlerde (bir yıl, 3 ay, 1 ay) aktiflerin getiri oranını
hesaplamalıyız. Daha sonra aktiflerin getiri oranındaki eğilimi
belirlemeliyiz.
EĞİLİM
YÜKSELİYOR ise,
büyüme
oranlarının artıp artmadığına bakmalıyız. Büyüme oranlarında
artış var ise, toplam Verimlilik, İşgücü verimliliği ve
sermaye verimliliği gibi ana verimlilik oranlarını ve daha sonra ise tali
verimlilik oranlarını incelemeli ve analiz etmeliyiz.
Büyüme
oranlarında azalış var ise
Net kar, Satılan malın maliyeti, Dönem giderleri, Faiz ve komisyon
giderlerinin satışlara oranlarını içeren ana karlılık oranlarını ve eğilimlerini,
yükselen, düşen ve sabit kalan şeklinde hesaplamalıyız. Daha sonra ise
Varlıkların,alacakların,duran varlıkların ve stokların devir hızlarını
(yani tali karlılık oranlarını) hesaplayıp eğilimleri belirlemeliyiz ve
daha sonra toplam Verimlilik, İşgücü verimliliği ve sermaye verimliliği
gibi ana verimlilik oranlarını ve daha sonra ise tali verimlilik oranlarını
incelemeli, analiz etmeli ve üzerinde
durulması gerekli alanları belirlemeli ve önlem almalıyız...
EĞİLİM
DÜŞÜYOR ise,
Net kar, Satılan malın maliyeti, Dönem giderleri, Faiz ve komisyon
giderlerinin satışlara oranlarını içeren ana karlılık oranlarını ve eğilimlerini,
yükselen, düşen ve sabit kalan şeklinde hesaplamalıyız. Daha sonra ise
Varlıkların,alacakların,duran varlıkların ve stokların devir hızlarını
hesaplayıp eğilimleri belirlemeliyiz ve daha sonra toplam Verimlilik, İşgücü
verimliliği ve sermaye verimliliği gibi ana verimlilik oranlarını ve daha
sonra ise tali verimlilik oranlarını incelemeli,
analiz etmeli ve üzerinde durulması gerekli alanları belirlemeli ve önlem
almalıyız...
Bir otel işletmesinde
verimlilik artışı, yönetim etkenliğinin bir fonksiyonu ve
sonucudur. Yani iyi yönetimle eş anlamlıdır.... Verimliliği artırmak ve bu
artışı sürdürmek yönetimin temel amacı ve sorumluluğu olmalıdır...
daha yüksek performans için lazım gelen koşulların yaratılması,
verimlilik yönetiminin esasıdır, özüdür...
Verimlilik
artışı aynı zamanda bir değişim sürecidir. Bu nedenle, verimlilik artışı
için değişimi yönetmek gerekir... Bazen direnç ya da isteksizliğe karşı
değişim yapılması gerekir. Bu gibi durumlarda yöneticilerin yaptırım
yetkilerini kullanarak değişimi başlatmakta duraksamamaları gerekir... Bu tür
yetki kullanımı belli bir risk içermesine karşın yöneticinin de bu
riskleri göğüslemeye hazır olması gerekir...
Girdi
ya da sürece yönelik yöneticiler, genellikle dokümanlar, veriler, kurallar
ve yönergelerle ilgilenirken, sonuçlara yönelik yöneticiler, daha çok
kaynaklara yeni değerler eklemek ve daha iyi sonuç almakla ilgilenirler. Bu tür
yöneticiler daha esnektir ve çıktının artmasına yardımcı olacak
organizasyonel değişimlere daha yatkındırlar. İnsanlarla iletişim kurma ve
onları ödüllendirme yolları, kurallara ya da emirlere değil, sonuçlara
dayanır. Altlarındaki personelin yenilik yapma ve insiyatif alma yeteneklerini
teşvik ederler...
Netice
itibariyle diyebiliriz ki, sonuçlara yönelik olma, bir verimlilik sisteminin kurulması
ve işletilmesine daha uygun bir ortam yaratır... Bir yönetici-ast ilişkisi,
gerçekte yöneticinin ne yaptığına değil, kendi deneyimleriyle koşullanmış
astın, yöneticinin yaptıklarını nasıl algıladığına bağlıdır... Yöneticilerin
ise, performans arttırma sürecini başlatmaları için gereken temel adımları
atmalarını engelleyen, doğalarından kaynaklanan sınırlamaları vardır.
Gerekli ölçüm ve kontrol, organizasyonda çalışanların geleneksel ihtiyaçları,
stilleri ve tutumlarıyla doğrudan çelişkilidir... Verimliliği arttırmaya yönelik
olarak değişim sürecinin başlayabilmesi
için bu engellerin mutlaka ortadan kaldırılması gereklidir...
20/03/2006 Adnan Şişman
EKLENEN YORUMLAR
Hüseyin ERDOĞAN (FOM) Friday, March 23, 2007 7:59 PM
Sayın Adnan Bey,
sayfanıza yeni ulaşmış biri olarak birçok makalenizi zevkle
okudum.Yazılarınızın
devamını ve bizlere çok bilmişlerin bir şey bilmediği ve üzülerek kendilerini
geliştirmek içinde hiç bir şey yapmadıkları bu ortamda yazılarınızla katkıda
bulunmanız ve bir deniz feneri misali yol göstermeniz dileği ile bu konuya bir
katkıda ben bulunak isterim.Verimlilik(Prodüktivite) ölçümünde şu formüllerde
iyi analizler sonucu işletme verimliliği açısından faydası olacaktır.
verimlilik=Üretilen Mal ve Hizmetler(GELİRLER)X 100 / Üretim için Kullanılan
Mallar Bu formül sonucu verimlilik değeri %1'e eşitse ise gelir-gider dengesi
eşittir.Başa-Baş.Değer %1'den küçükse işletme zarar etmekte.Değer %1'den büyük
ise işletme verimliği bize işletmenin kar ettiğini gösterir.
işgücü verimliliği=Hizmete Açık gün sayısı X 100 /365
Hizmet verimliliği= Dolu Yatak Sayısı X 100 /Hizmete Hazır yatak Sayısı ile
ölçülüp değerlendirilebilir.Saygılarımla.