MALİYET
YÖNETİMİ
Maliyetlerin
yönetimi, Yönetim sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu sebeple yönetim
muhasebesinden yıllardır “Maliyet Muhasebesi” olarak söz edilmesi de
bir tesadüf değildir. Amerika Birleşik Devletlerinde
Harris, Kerr,Foster&Co. Tarafından 1973 yılında 900 adet otel ve
motel ile ilgili olarak yapılan bir araştırmaya göre elde edilen tüm
gelirlerin %80,6 sı amortismanlar hariç, maliyet, kira, faiz ve gelir
vergilerine harcandığını ortaya koymuştur.
Yöneticinin
aldığı kararlar bir maliyetin yapılmasını gerektirir. Maliyetlere ilişkin
kararlar çok çeşitli olduğundan, maliyetlerle ilgili değişik yöntemlerin,
değişik bakış açılarının bulunması da şaşırtıcı olmasa gerek...
Maliyet yöntemlerinin uygulanabileceği çeşitli yönetsel kullanım alanları
olduğu gibi öğrenilmesi gerekli maliyet kavramları da çeşitlidir.
MALİYET,
bir kısım fayda, ya da kazanç sağlamak amacında olan bir işletmenin
sahip olduğu varlıkların değerindeki azalmadır. Bu azalış işletme varlıklarının
kullanımını ifade eder. Bu kullanımın amacı, feda edilenden daha fazla
bir gelir elde etmektir. Hiçbir varlık kullanımı söz konusu değilse, bir
maliyet ortaya çıkmaz. Uzun bir dönemde fayda sağlamalarına bakılmaksızın,
varlıkların çoğu, bir zaman noktasında satın alındığından, bir işletmenin
yapmış olduğu giderler her zaman her zaman varlıkların tüketimi ile aynı
anda olmaz.. Şayet bir varlık tamamen, ya da kısman tüketilirse, o zaman
bu tüketim ölçüsünde bir maliyet oluşur. Maliyet aynı zamanda bir varlığın
gelecekte yararlanılma potansiyeli azaldığı zaman ortaya çıkar. Yıpranmanın
bir anlamda bilinçli bir şekilde yapıldığına dikkat edilmelidir. Dolayısıyla
maliyetlere katlanmanın amacı gelir elde etmektir. Harcamanın işletme varlıklarının
amaçlı olarak kullanılmasıyla aynı anda ortaya çıkması nedeniyle
(Personel,ısıtma,telefon gibi) böyle bir harcama derhal bir maliyetin
ortaya çıkmasına neden olur. Bir varlık, herhangi bir amaca ulaşmaksızın
tüketilebilir. Mesela bir yangın sonucu keten takımları imha olmuş
olabilir. Dolayısıyla bu tür amaçsız azalışları, işletme varlıklarının
amaçlı azalışlarından ayırt etmekte yarar vardır. Çünkü yönetici,
almış olduğu kararların karlılık üzerine etkisini ve bir harcamanın
tekrar ortaya çıkıp çıkmayacağını bilmek ister. Bu nedenler
muhasebecilerin istek dışı bir varlık tükenmesini, maliyetten çok bir
zarar olarak nitelemeleri lazımdır...
Bir
varlığın mevcudiyeti, belirli bir amacı gerçekleştirme potansiyeline bağlıdır.
Yani bir varlık, edinilme amacını gerçekleştirecek kullanılmış
yeteneklerin bir deposudur diyebiliriz. Bir oteldeki mefruşat yararlı olduğu
sürece varlıklar arasında yer alır. Bir varlık belirli bir amaç için
kullanıldığında maliyete dönüşür, yangınla imha olayında olduğu
gibi aynı şekilde gelecekteki yararlanılma potansiyelinin işletmeye hiçbir
yarar sağlamayacak şekilde tamamen ortadan kalkması sonucu da ortaya çıkar.
Yönetici
için bir maliyet yalnızca ortaya çıkma amacının ışığında anlamlı
olarak yorumlanabilir. Bir işletme , bir amacı gerçekleştirmek için
kurulur. Ortaklara kar sağlamak, topluma hizmet etmek vs. işletme amaçları
arasında yer alabilir. Bir ürün yada hizmet üretmek için işletme yönetsel
yetenek, iş gücü, ve diğer kaynakları bir araya getir. VARLIK ÇIKIŞI
OLMAKSIZIN, yani MALİYETLERE KATLANILMAKSIZIN, KAYNAK TÜKETMEKSİZİN
KAR(Varlık girişlerinin çıkışlarından fazla olan kısmı) ELDE ETMEK
OLANAKSIZDIR.
Bilinçli
bir yönetim maliyetleri azaltmak için çok çaba sarf etmez. Çünkü böyle
bir gayret arzulanan amaçları gerçekleştirmek için gerekli olan
maliyetlerin kısılmasına yol açar.
Maliyet
yönetiminde, yöneticiler genellikle iki soru ile karşılaşırlar.
Birincisi, Belirli bir maliyetin yapılması (varlık çıkışı), bir kar sağlayacak
mı? Yani maliyete katlanma kararını almalı mıyım? İkincisi ise, Belirli
bir maliyetin yapılması, bu maliyete katlanma kararını verdiğim anda
tahmin ettiğim bir karı sağladı mı? Yani, geçmişte bir maliyete katlanılması
beni haklı çıkardı mı?
Planlanmış
maliyet, tarihi (ya da fiili, gerçekleşmiş) maliyetin aksine öngörülmüş
(tahmini) maliyettir.
BÜTÇE,
planlanmış maliyetlerin analizinde kullanılan en önemli araçlardan
birisidir. Yönetsel planlar, maliyet rakamlarıyla ifade edilir ve bir bütçe
içinde yer alır. Bütçe ,yalnızca bazı kaynaklar veya departmanlara ait
planlanmış maliyetleri kapsayabileceği gibi organizasyon kaynaklarının tümüne
ait planlanmış maliyetleri de kapsayabilir. Bütçe, işletme departmanlarındaki
planlanmış maliyetle ilişkili faaliyetlerin bütünleştirilmesinde ve eşgüdümünde
önemli rol oynar.
STANDART
MALİYET SİSTEMİ, planlama kararlarının alınmasını kolaylaştırmak için
geliştirilmiş ve yaygın olarak kullanılan yöntemlerden birisidir. Bir ürün
ya da hizmetin veya bu ürüne ya da hizmete ait bir kısmının beklenen
ortalama üretim maliyetidir. Bu nedenle standart maliyet, fiili maliyetten
farklı olabilen, planlanmış birim maliyettir. Yani öngörülmüş, tahmin
edilmiş maliyettir. Standart maliyet, bir döneme ilişkin toplam üretim
maliyetinden ziyade bir birime, ya da bunun bir kısmına ait birim
maliyettir. Standart maliyeti tahmin edebilmek için, ürün veya hizmetin üretilmesine
ilişkin gerekli girdiler analiz edilmelidir. Bu süreç kullanıldığı
taktirde ürün veya hizmetin üretimindeki her aşamada gerekli olan girdi
maliyetlerinin ayrı ayrı tahmin edilmesi gerekir. Daha sonra bu maliyetler
toplam ürün ya da hizmetin standart maliyetini bulmak için toplanır. Başka
bir yöntem ise belirli bir ürün ve hizmete ait firma , ya da endüstri dalındaki
firmalar tarafından yapılan ortalama tarihi maliyetler, standart maliyet
olarak kabul edilebilir...
Bütçe
maliyetlerin kontrol edilmesi amacıyla kullanılabilecek çok önemli bir araçtır.
Bütçe, İşletme amaçlarının gerçekleştirilmesi yönünden belirli bir
miktar harcamanın yapılmasının gerekli olup olmadığının açıklığa
kavuşturulmasını zorunlu kılar, ve dahi bütçe, çeşitli harcamalarda
bulunan yöneticilerin faaliyetlerini koordine etmek için kullanılır. Bütçeleri
hazırlarken standart maliyetlerden yararlanılabilir...
Elde
edilen başarı yönünden , katlanılan bir maliyetin gerekliliği sorunu,
muhasebeden çok yönetimi ilgilendirmelidir. Ancak muhasebeci, yöneticinin
dikkatini haklı çıkarılamayacak maliyet külfetlerine çekebilmek için tüm
bilgilerini kullanabilmelidir... Tarihi maliyetleri, tahmini maliyetlerle ilişkilendirip
karşılaştırabilir, sapmaların nedenleri konusunda yöneticiye açıklama
yapabilmelidir... Bu nedenlerin araştırılması, genellikle MALİYET SAPMA
ANALİZLERİ, bütçeden olan sapmalar ise SAPMALAR olarak bilinir...
PLANLAMA
KARARLARI, gelecekte yapılacak maliyetlerin tahmin edilmesini, KONTROL
KARARLARI ise fiili maliyetlerin belirlenmesini ve bunların beklenen,
planlanmış maliyetlerle karşılaştırılmasını kapsar... Yönetici,
planlanandan sapmaları analiz ederek ortaya çıkan sonucun muhtemel
nedenlerini araştırmalıdır...
Muhasebe
verileri, yetersizliğinden şüphelenilen bir sonucun ne şekilde araştırılması
gerektiği hususunda yöneticiye yol göstermelidir... Dolayısıyla
maliyetler, raporlardan yararlanacak olan yöneticinin bilgi gereksinimine
uygun olarak sunulmalıdır...
Maliyet
kontrolünün esas gayesi, belirli bir varlık kullanımının, tahakkuk etmiş
faydalar açısından haklı olup olmadığının karşılaştırılmasıdır.
Sunulan hizmetin kalitesini düşürerek, yada reklam giderlerini kısarak
maliyetleri düşürmek her zaman mümkündür... Ancak ortaya çıkan sorun böyle
bir girişimin işletmeye yararlı olup olmayacağıdır. Müşterileri sürekli
çekebilmek, arzulanan hizmet kalitesini sağlamak ve genel olarak bir kar
elde edebilmek için, bazı maliyetlerin minimum düzeyde de olsa yapılması
gereklidir.
MALİYET
KONTROLÜNDE, MUHASEBE SİSTEMİNİN
TEMEL GÖREVİ, YAPILAN GİDERLERİN,
BEKLENEN SONUÇLARA ULAŞILIP ULAŞILMADIĞININ ORTAYA KOYULMASIDIR...
Maliyet
kontrolünde, HACİM deki değişiklikler mutlaka göz önüne alınmalıdır.
Maliyet yönetimindeki en önemli noktalardan biri de hacim değişikliğine
duyarlı olduğu düşünülen maliyetlerle, duyarlı olmadığı düşünülen
maliyetlerin arasındaki farktır. Şayet bir karar faaliyet hacminin değişmesine
sebep oluyor ise, bu değişikliğin maliyetler üzerindeki etkisinin
bilinmesi çok önemlidir...
Hacim,
beher birim zamandaki değerdir. Bu değerin nasıl ölçüleceği ise kişinin
amacına bağlıdır. Hacim ölçülerinin seçiminde iki faktör önemlidir.
Birincisi, bir ölçüye göre elde edilen analiz sonuçları yararının, diğer
ölçüye dayanarak elde edilen analiz yararı karşısındaki durumu, İkincisi
ise, her bir ölçüye göre yapılan analizlerin ilgili maliyetleridir... Bu
nedenle ölçünün seçimi, maliyet ve hacim arasındaki gerçek ilişkiyi en
iyi tanımlayan endekse göre yapılabilecektir...
SABİT
MALİYETLER, hacimdeki değişikliklere tamamen duyarsız maliyetlerdir.
Toplam sabit maliyet, hacim düzeyine bağlı olmaksızın sabit bir tutardır.
Bu nedenledir ki birim başına düşen sabit maliyet, hacim arttıkça sürekli
düşer...
DEĞİŞKEN
MALİYETLER ise, hacimdeki değişikliklere doğru orantılı bir duyarlılık
gösteren maliyetlerdir...
YARI
DEĞİŞKEN MALİYETLER, hacimden bağımsız(sabit bir kısım)
ve hacme bağlı(değişken bir kısım) iki kısımdan oluşan
maliyetlerdir...
Sabit
maliyetler çoğunlukla bir kapasitenin sağlanabilmesi için katlanılan
maliyetlerdir. Bunlar işletme yapısının faaliyetine, yönetimine, finanse
edilmesine ilişkin giderlerdir. Değişken maliyetler ise bu kapasitenin
kullanılmasına ait maliyetlerdir. Büyük hacim değişiklikleri, büyük
olasılıkla kapasitede bir değişikliğin yapılmasını gerektirir.
Kapasite yaratma maliyeti, yaratılan kapasitenin bir fonksiyonu olmasından
dolayı, mutlak sabit bir maliyetten söz etmek olanaksızdır. Bu durum ise
sabit, değişken, ve yarı değişken maliyetler tanımlaması ile
ilgili önemli bir kısıtlama getirmektedir.Yani maliyetler hacim değişikliklerine
sadece sınırlı bir hacim aralığında duyarlıdır diyebiliriz. Bu aralık
üstünde maliyetleri sabit ve değişken olarak ikiye ayırabiliriz...Fakat
maliyetlerin değişken ve sabit unsurları arasındaki ayrım ise oldukça
sunidir. Dolayısıyla, maliyetlerin hacme tamamen duyarsız kalması yada
hacme paralel olarak fevkalade bir şekilde değişmesi, veyahut sabit veya değişken
olarak kolayca ayrılabilmesi nadiren ortaya çıkan bir durumdur...
Sabit
ve Değişken maliyetler arasındaki bu ayrım, tanımlandığı üzere değil
de uygulama kolaylığı sağlamak için yapılır. Yani karar verici, sabit,
değişken ve yarı değişken maliyetlerle uğraşırken güttüğü amacın
maliyet davranışını anlaşılabilir hale getirmek için maliyet davranışını
kolaylaştırmak olduğunu kavramalıdır... Sabit-değişken modeline ait
varsayımlar her zaman geçerli olmasa bile, bunlar maliyet-hacim ilişkisinin
karmaşıklığı içinde kaybolmadan yönetimin mantıklı olarak karar almasına
yardım eder. Bu nedenle sabit-değişken modeline ait varsayımların haklılığı,
sonuçta elde edilen maliyet verilerinin yararlılığı ile belirlenir.
Varsayımların yapılması, hacme duyarlı maliyetlerin fiili davranışı açısından
yeterli kanıtların yokluğu nedeniyle pratik seçeneklerin bulunmaması ve
duyarlılığın daha ayrıntılı olarak incelenmesinin gereğinden fazla
pahalı olması durumları da haklı görülebilir...
Sabit
maliyetler, hacme göre sabit olan maliyetler olarak tanımlanmış olmasına
rağmen sabit maliyetler de değişir. Sabit maliyetlerin düzeyi, yönetim
kademesinin taktirine bağlıdır. Fakat bazen de sabit maliyetlerin düzeyi yönetsel
kontrol dışındaki faktörlere de bağlı olarak değişebilir. Bu gibi
durumlarda sorulması gereken soru, maliyetteki değişikliğin hacimden mi
kaynaklandığı sorusudur...
Maliyetleri
sabit, değişken ya da yarı değişken olarak tanımlamak başka şey, bu
kategorilere sokmak başka şeydir. Ayrıca yarı değişken bir maliyetin
sabit ve değişken kısımlarının ayrıştırılması ise daha zordur...
Bunun için, Maliyet kategorilerinin incelenip ortaya çıkarılması, Maliyet
unsurlarının yönetsel analizi, Geçmiş verilerin temel ve istatistik
analizi gibi yöntemlerden yararlanılabilir...
Karar
vericinin alacağı bir karar, mutlaka alternatifler arasından bir seçimin
yapılmasıyla ilgilidir. Alternatiflerden birisi de durumun aynen muhafaza
edilmesi olması halinde, bu durum açıkça görülemeyebilir. Fakat eğer hiçbir
alternatif mevcut değilse, hiçbir kararın alınmayacağı açıktır.
Karar, alternatifler arasında bir seçimin yapılmasını ilgilendirdiği için,
karar veren kişi, alternatiflere ilişkin maliyetler arasındaki farkların
tutarını (Differansiyel Maliyeti) bilmek zorundadır... Eğer alınan bir
karar maliyeti arttırırsa, fark maliyete “Artan maliyet”, ve eğer
maliyeti azaltırsa “Azalan Maliyet” adı verilir. Alınan karar yalnızca
hacim düzeyi ile ilgili olduğunda, fark maliyeti ilgili aralık içerisinde
değişen maliyete eşit olur. Kararın hacimden başka konularla ilgili olması,
ya da hacmin ilgili aralığın dışına taşması durumlarında fark
maliyeti artık değişken maliyete eşit değildir...
BATMIŞ
MALİYET ler, geçmişte alınmış bir karar sonucu ortaya çıkmış ve alınacak
kararla
etkilenmeyecek
olan bir maliyettir...
FIRSAT
MALİYETİ, karar vermede önemli bir kavramdır. Fırsat maliyeti, kaçırılan
bir fırsatın beklenen değeridir. Bir hareket tarzı seçildiği zaman
katlanılan fedakarlığın maliyetidir. Bu maliyet çok önemli olmasına rağmen,
muhasebeciler bu maliyeti nadiren ölçerler. Fırsat maliyeti cepten çıkan
bir gider olmadığı için, muhasebe kayıtları arasında gösterilmez.
FIRSAT MALİYETİ, REDDEDİLEN BİR SEÇENEKTEN ELDE EDİLEBİLECEK FAYDANIN
DEĞERİDİR...
KAÇINILABİLİR
MALİYET, bir çeşit fark maliyetidir. Genellikle yönetimin işletme
faaliyetlerine devam etmesi, ya da faaliyetlerini durdurması
alternatifleriyle karşılaştığı durumlar için geçerlidir. Hacim sıfıra
düşürüldüğünde, sabit maliyetlerin bir kısmından kaçınılabilir.
Fakat işletme faaliyeti durdurulduğu sürece, kaçınılmayan maliyetler bir
fark maliyeti olmaktan çok, batık bir maliyet olarak düşünülmesi
gerekir...
DİREKT
MALİYET, bir ürün ya da hizmetin üretimine kolaylıkla ilişkilendirilebilen,
atfedilen bir maliyet iken ENDİREKT MALİYET lerin bu özelliği yoktur.
Bununla beraber, endirekt maliyetler de genel olarak üretilen mallara yada
malzemelere yüklenebilir. Direkt maliyet ile endirekt maliyet arasında bir
ayrım yapılması, özellikle endirekt maliyetlerin kaynaklandığı yerler
nedeniyle zordur. Endirekt maliyetler iki nedenden ötürü ortaya çıkarlar.
Birincisi gerçek oluşları nedeniyle, ikincisi ise muhasebe hesapları
neticesinde ortaya çıkmalarıdır... İlki, endirekt maliyetler, bir
maliyetin süreç, ürün, departman yada bölüm tarafından ortaklaşa yapılması
sonucu ortaya çıkar, bu tür endirkt maliyetlere “Müşterek Maliyet” (Joint
Cost) de diyebiliriz. İkincisi, endirekt maliyetler, bir maliyetin ortak bir
maliyet şeklinde muamele görmesinin tercih edildiği zamanlarda ortaya çıkmaktadır.
GENEL
MALİYETLER (giderler) temel olarak dolaylı, endirekt bir maliyettir. İki
nedenden dolayı ortaya çıkabilir. İmalat sektöründeki maliyet muhasebesi
sistemleri ve özellikle “sipariş maliyeti sistemi” malzeme, işgücü ve
genel giderlerin birbirinden ayrılmasına büyük önem verir. Konaklama işletmelerinde
ise bu ayrım fazla önemli olmadığından “Endirekt maliyet” ve “genel
maliyet” terimlerini birbirinin yerine kullanmak yeterlidir...
Bir
İşletmede yöneticiler, yetki ve sorumluluk alanlarında sağladıkları
karlılığa göre değerlendirilmelidirler. Bu değerlendirme maaş ve terfi
kararlarını etkilemelidir. Karar veren bir kişiyi yani yöneticiyi etkin
bir şekilde değerlendirebilmek için, yalnızca bu kişinin kontrolü altında
olan faktörlerin incelenmesi gerekir. Kişinin kontrolü dışındaki faktörlerden
dolayı sorumlu tutulması, yanlış bir değerlendirmeden başka bir şey değildir.
KONTROL EDİLEBİLİR MALİYET, kişinin
üzerinde yeterli yetkiye sahip olabildiği bir maliyettir ve zaman, yetki ve
çevre gibi üç önemli boyutu da vardır.
SORUMLULUK
MUHASEBESİ, bireylere rapor edilen maliyet bilgilerinin, sadece o kişiler
tarafından kontrol edilebilir maliyetleri kapsamasına olanak veren bir yönetim
maliyet muhasebesi sistemidir. Birey , örgütsel hiyerarşide yükseldikçe,
verdiği kararlar da genel olmaya başlar. Bu nedenle sorumluluk muhasebesi
sisteminin özelliklerinden birisi de daha üst yönetim düzeyine sunulan
raporların, daha az ayrıntılı fakat daha geniş bir kontrol alanını çevreleyen
maliyet bilgilerini kapsamasıdır...
Etkili
bir muhasebe sisteminde maliyet merkezleri ile sorumluluk alanları mükemmel
derecede uyumlu olmalıdır.
Sonuç; Muhasebe sisteminiz yöneticilerinizin performanslarını ölçmeye yönelik olarak maliyetlerin yönetimine imkan tanımıyor ise sorumluluk saha ve düzeyleri çok değişik yöneticilerinizi almış oldukları kararlardan dolayı değerlendirecek ne bir sistem, ne de bir kişi vardır işletmenizde. Yok eğer benim yöneticilerim karar almaz/alamaz, kararları daima ben veririm diyorsanız, işletmeniz bir yönetici çöplüğüne dönmüş demektir. Ve bu durum da sağlığınızın sürekli kötüye gitmesine yol açacaktır...
01/02/2006, Adnan Şişman, CPA
Betül Thursday, November 23, 2006 11:38 AM
BİLGİ VE TECRÜBELERİNİZDEN ÇOK ÖĞRENECEKLERİMİZ VAR.YÜKSEK LİSANS TEZİ HAZIRLIYORUM.OTELLERDE MALİYETLEME İLE İLGİLİ TEŞEKKÜR EDERİM BANA YOL GÖSTEREN YAZILARINIZ İÇİN.
Mehmet Güldeste Monday, April 9, 2007 2:31 PM
Sayın Hocam,
Makalelerinizi ilgiyle izliyorum ve çok yararlanıyorum.Bu makaleniz de çok
yararlı oldu fakat daha önceki bir yazınızda
maliyetle ilgili çok güzel bir örnek vermiştiniz. "OTEL İŞLETMELERİNDE KARA
GEÇİŞ(Başa baş Noktası)" sanırım makalenin başlığı
böyleydi.Acaba mümkünse bir odanın işletmeye maliyetini gösteren bir örnek
verebilir misiniz? Çünkü oda maliyeti konusunda bir noktada kafam karıştı,sizin
örneğin bana faydalı olacağını umuyorum. Şimdiden teşekkür eder,saygılar
sunarım. Mehmet Güldeste