Geri   Back

“Muhasebe öğrenmenin, muayyen bazı tatbikatın dar çerçevesi içinde kalmayarak, geniş bir muhakeme kudreti iktisap edebilmesi ve mutad hadiseler karşısında şaşırıp kalmaması  için, muhasebenin “NİÇİN” i üzerinde durulması gerekir. Bu “NİÇİN” asırlar boyunca müteaddit müelliflerin zihnini işgal etmiş ve bunun neticesinde bir takım nazariyeler ortaya atılmıştır.

Muhasebenin bir ilim  mi yoksa bir sanat mı olduğu üzerinde bir hayli durulmuştur.

Evvela şu noktayı tebaruz ettirelim ki, her sanat bir veya müteaddit ilime istinat eder. Tıpkı bir sanatkarın kullandığı fotoğraf makine ve malzemesinin, hikmet veya kimya ilimlerine istinat etmesi gibi..

İlim  faraziyelerden hareket eder ve bazı prensipler vazeder. Müşahadeler yapar ve gittikçe daha çok serahat temin ve kaideler meydana getirir.

Muhasebeyi sadece bir metot telakki edenler de vardır.

Muhasebenin ilmini yapmak nazariyeler ve faraziyeler kurup bunları müzakere etmek  ve neticeler, kaideler çıkartmaktır.

Ancak, bunlardan ayrı olarak mütalaa edeceğimiz “MUHASEBELEŞTİRME” yi bir sanat olarak kabul etmek gerek. Şu halde, muhasebenin bir  ilminin ve bir de sanatının mevcudiyetini kabul etmek lazım  geliyor. Bir ev sahibinin gelen misafirleri durumlarına göre münasip koltuklara yerleştirmesini bilmesi lazım geldiği gibi, muhasebecinin de muameleleri ait oldukları hesaplara geçirmesini bilmesi  lazımdır. Bu, işin sanat tarafıdır.

Muhasebede “HESAP” bir taraftan hesabı tutulan ile diğer taraftan  hesap sahibi arasında vuku bulan mübadelelerin ehemmiyetini veya bakiyesini veyahut da ehemmiyet ve bakiyesini ZİMMET ve MATLUP olarak gösteren durumdur.”

  Leon MORF Lozan Üniversitesi Muhasebe Profesörü- 1933 

Geri   Back

YORUM EKLE

Adınız:E-mailiniz:

Yorumunuz